Babası ‘Kürtçe’ konuştuğu için öl-dü-rü-len Burhan Sakçı.. Taburcu oldu ve konuştu...

28464 izlenme25 Aralık 2018
Reklamlar
Babası ‘Kürtçe’ konuştuğu için öl-dü-rü-len genç Burhan Sakçı.. Taburcu oldu ve konuştu...

Sakarya'da “Kürt oldukları için” uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kadir Sakçı’nın oğlu Burhan Sakçı tedavisinin ardından hastaneden taburcu oldu. Sakçı, Kürtçe konuştukları için silahlı saldırıya uğradıklarını doğruladı.

1990’lı yıllarda Muş’tan göç ederek Sakarya’nın Hendek ilçesine yerleşen Kadir Sakçı (43) 16 Aralık’ta uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiş aynı saldırıda oğlu Burhan Sakçı (16) da ağır yaralanmıştı.

Olay, Kadir Sakçı ve oğlunu hedef alan saldırganın “zaten Kürtleri hiç sevmem” diyerek baba ve oğluna kurşun yağdırması nedeniyle geniş yankı uyandırmıştı.

Rûdaw’a konuşan Sakçı’nın kardeşi Fahrettin Sakçı, olayı şu şekilde aktardı:

“Kardeşim o akşam berberde çalışan oğlunu almak üzere çıkyor. Dükan önünde hiç tanımadığımız bir kişinin saldırısına uğruyor. Millet sarhoş olduğunu söylüyor. Adam kardeşime, ‘Suriyeli misiniz?’ diye soruyor. ‘Biz Kürdüz’ diye yanıt alınca belindeki silaha davranıp ateş ediyor. Kardeşim ve yeğenime 7 el ateş ediyor. Sarhoş olsa aynı istikamete böyle isabetli ateş edebilir mi? Olayın kamera kayıtları da var.”

Hastaneden taburcu olduktan sonra evine kapanan 16 yaşındaki Burhan Sakçı ise, “Kameraların önüne çıkmak veya poz vermek babamı geri getirir mi? Amcamın anlattıkları doğru. Olay bu şekilde gelişti” dedi. Rûdaw

Sakarya'daki ırkçı saldırıda 43 yaşındaki Kadir Sakçı yaşamını yitirirken, 16 yaşındaki oğlu Burhan Sakçı ise ağır yaralanmıştı.. Sakarya’nın Hendek İlçesi’nde Muş nüfusuna kayıtlı baba Kadir Sakçı’nın öldürülmesi ve oğlu Burhan Sakçı’nın yaralanmasıyla sonuçlanan ırkçı saldırıya, Diyarbakır’daki 5 STK’dan ortak tepki geldi.. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Engin Yeşil, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, . Diyarbakır Sanayici ve İş insanları Derneği Başkanı Burç Baysal ve DOGÜNSİFED Başkanı Aziz Özkılıç, saldırıyı kınadı. Açıklamada, yargı sürecinin takipçisi olunacağına vurgu yapılarak, özetle şu ifadelere yer verildi:. “Milli Hassasiyetler” üzerinden kendini ispat etme çabasının insan hayatına kastedecek boyutlara ulaşmış olması birlik ve beraberliğe her zamankinden çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde vicdanlarda bir kez daha giderilmesi çok zor, derin yaralar açmıştır. . Yasal boşluklardan faydalanmaya yönelik, cezai indirim almayı amaçlayan, olayın faili tarafından verilen ifadede beyan edilen şahsın kendisinin ‘alkollü’ olduğuna yönelik açıklamanın ise bizce hiçbir kıymeti bulunmamaktadır.. Toplumu her bakımdan kutuplaştıran bu türden saldırılara baktığımızda faillerin daima akli dengesine, . psikolojik durumuna veya bu olayda olduğu gibi alkolün etkisi altında olduğuna dair beyanlar ile eylemlerini gerçekleştirdikleri ifade edilmekte; . bu yol ile de olayın asli nedenlerinin hasır alt edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu türden beyanların yargı tarafından kabul görmesi de ayrıca vicdanlarımızı aşağılamaktadır.. İnşaat işçilerinden pazarcılık yapan esnafına kadar bir tür toplumsal mobbinge maruz kalan Kürt bireylere karşı yürütülen bu tür saldırıların kendinden ve günlük hayatın olağan akışı içinde cereyan eden fiiller olduğuna inanmak artık mümkün değildir.. ‘Milli Hassasiyetler’ gibi önemli konuların neler olduğuna dair görüşlerin rayting kaygısı taşıyan televizyon dizilerine bırakılması ve bu gibi önemli konuları Ana Haber Bültenlerinin toplumu ayrıştırıcı biçimde ele alması medyanın muhatabı olan kitleler üzerinde olumsuz etki uyandırmaktadır. . Bu konuda RTÜK ve Yargı Organları konuya ivedi biçimde dâhil olarak bu türden yayınlara karşı gereken işlemleri yapmalıdır.. Vatanseverlik adı altında keyfi cinayet işleme hakkını kendisinde gören herkes bu cürmü işlerken toplumun bir kesimince eyleminin haklı olduğuna inanarak suç işlemeyi meşru hale getirmektedir. . Bu tip suçların meydana gelmesinde televizyon dizilerinin ve siyaset üslubunun öfkeli ve hasmane düşman algısı, yaşanılan bu olayda olduğu gibi, toplumu kamplaştırmaya hizmet etmektedir.. Bu türden saldırıların bir “rutin” halini aldığı dikkatimizden kaçmamaktadır. . Bu nedenle bizler bu olayın yasal süreçlerinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve bu menfur saldırının gündelik hayatın akışı içinde unutulmaması için elimizden gelen azami çabayı göstereceğimizi belirtmek istiyoruz..


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Ayşen Gruda Aldığı Ödülü Aylan Kürdi Bebeğe İthaf Etti Haberini Alan Ünlüler Ya-sa Boğu-ldu..! Brezilya'daki Cezaevinde Güzellik Rüzgarı Esti BÖYLE ŞAKA MI OLUR! NEDİR DERDİNİZ

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Harem Kapılarının Arkasında: Arap Eşlerin Gerçek Yaşamları Nasıldır?