BU VİDEO HIZLA YAYILIYOR 'Kürt veya Türk Olduğun İçin Dışlanmak'

23083 izlenme24 Aralık 2018
Reklamlar
BU VİDEO HIZLA YAYILIYOR  'Kürt veya Türk Olduğun İçin Dışlanmak' 

Herkesin okuması gereken ve bilhassa Kürt kardeşlerimizin; sadece okumakla yetinmeyip, üzerinde derin derin düşünmeleri gerektiğine de inandığım bazı alıntılar: Tarihi seyri içinde aynı milletin damarları olan Türk ve Kürt, İngilizlerin oyunları ile şimdiki gibi ayrıştırılmaya, Kürtlerin ayrı soydan geldiklerine ve kendi dillerinin olduğuna inandırılmaya çalışıldı, çeşitli isyanlar bile çıkartıldı. Oysa, Bazil Nikitin ve Viladimir Minorsky, Arşak Safrastyan, Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu gibi araştırmacılara göre, Kürtler, Saka (İskit) adlı atlı göçebe ve yaman okçu olan cihangir Oğuzlar’dandır (1). Kırzıoğlu, “M.Ö. 7. 

Yüzyılda Orta Asya’nın doğusuna hakim Hunlar (Hiyung-nu) kolundan gelip, Tanrıdağlar bölgesine yerleşerek burada Karluk ve Abdal adıyla tanınan Oğuzlara karşılık; Saka (İskit) birliği içindeki Oğuzların karlı-dağ / yaylak bölgelerinde yaşayanlarına, Kürt ve bunun benzeri adlar verilmiştir. Yani, Karluk / Abdal urukları, Hunlar kolundan olup; Kürtler ise, Sakalar (İskitler) topluluğundaki yüce dağlar bölgesinde yaşayan Oğuzlardandır.” Diye açıklıyor ve “12. Yüzyılda, Kudüs’ten Haçlıları temizleyen Eyyublu Sultan Salahaddin’in, Kür-Aras veya Aran-Kürtlerinin Ravadlı boyundan” olduğunu yazıyor. Son araştırmalarda Yenisey Bengü Taşları’nda “Kürt” isminin geçtiği (2), Anadolu’ya gelen Müslüman Türklerin karşılaştığı boydaşları arasında Kürtlerin de olduğu tesbit edilmiştir (3). Türklerden önce Doğu Anadolu’da yaşayan Urartular’ın da Turan asıllı oldukları arkeolojik araştırmalarda ispatlanmıştır. 1597’de Bitlis’te yazılan ilk Kürt tarihi Farsça Şerefname’de, Dicle-Kürtleri sayılan Kürmançların Oğuzlardan geldiği anlatılmıştır. Prof. Dr. Aydın Taneri, “Türkistanlı Bir Türk Boyu Kürtler” adlı kitabında “Konuya ırk açısından baktığımızda, Kürtler de diğer Türk boyları gibi Orta Asya menşelidirler, Turani bir kavimdirler ve ancak Türk ırkından olabilirler.” Diyor. Dr. Mahmut Rişvanoğlu, Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm adlı eserinde, “Turani ırkından bütün Türk urukları ve Kürmanç ve Zaza Türklerinin de antropolojik tetkikinde kafataslarının % 85 ’inin yuvarlak başlı (brakisefal); halbuki Aryani ırkının ise uzun başlı (dolikosefal) olduğunu; 

ikisinin arası bir baş (mezosefal) ve uzun baş yapısının Türkler, Kürmançlar, Zazalar ve Batı Türkistan ile Türkiye Türkmenleri ve Yörüklerde de % 15 kadar görüldüğünü” belirtir. Kürtlerin Türkmen tipinde olduklarını V. Minorsky de 1927’de İslam Ansiklopedisi’ndeki “Kürtler” makalesinde yazar. Sosyolog Ziya Gökalp, “Kürtler ile Türklerdeki dış görünüş ile gövdedeki benzerlik, ruh ile duygularda da birlik ve ayniliğin delilidir. Bir köylü Kürt ile Türkmen’i konuşmadıkça dış görünüşlerinden birbirini ayırt etmek imkansızdır.” Demektedir. (Mustafa Önder, Yeniçağ, 21 Kasım 2010, s.12) (Velhasıl) şu iyi biline (ki): Türkiye’nin “Kürt meselesi” yoktur, “PKK terörü meselesi” vardır. (Mustafa Önder, Yeniçağ, 28 Kasım 2010, s.12) X Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu, Türklerin Kürtlüğü. Prof. Dr. Ergun Aybars, Türk Dünyası Araştırmaları, Ekim-1987. Prof. Dr. Mehmet Eröz, Hristiyanlaşan Türkler, Ankara-1983. X Niyetimiz kardeşlerimizi incitmek değil…Tarih süzgecinden gelen “kardeşliği” bozmaya yeltenenlere, 

art niyetini “özgürlük” kavramının arkasına saklayan ve kendi ülkesindeki vernaküler dillere ana dil hürriyeti vermeyip bize dayatan AB’ye gerçeği göstermektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili ve eğitim dili Türkçedir ve Kürtler de bu memlekette “azınlık” değil, “asıl unsur”dur. Şimdi “ana dilde eğitim ve savunma hakkı” isteyenlere soruyoruz: Kürtçe kursları neden kapandı? Yazar Mehmet Uzun’u yatağa düşüren de bu çıkmazdı herhalde (değil mi?)…(Mustafa Önder, Yeniçağ, 5 Aralık 2010, s.12)

Öylesine  saçma sapan, ipe sapa gelmez yorumlar yapılmıştır ki Kürtlerle ilgili, hem de milletvekilleri hatta bakanlarca, insan dehşet içinde kalıyor."Kürt diye biri yoktur. Dağ Türk'üdür onlar...Karda yürürken "kart-kurt" diye bir ses çıkar ya? Kürt adı buradan gelir.."Bu zırvaları 12 Eylül sonrası Kenan Evren ve arkadaşlarının hazırlattıkları Beyaz Kitap'ta okuduk! Faşist bir kaynağın saçmalaması diyebilir, geçeriz bu gün ama o yıllarda çok kişi inandı bunlara. Çünkü gerek Osmanlı gerekse de Cumhuriyet, Kürtler konusunda sessiz kalmayı tercih etti; gıkını çıkarmazsa  ortadan kaybolacaklarını sandı belki de!! Akıllara ziyan..!

Efendim,  var olan Kürt nüfusunun izleri bölgede iki bin yıl önce yaşayan halklara kadar gider. Ancak iki bin yıldır bölgede yaşamalarına rağmen, farklı imparatorluklarda, değişik özerklik düzeyleri içinde yaşayarak asla kendi devletlerini kuramadılar.  Kürt beylikleri 16. yüz yıldan 19. yüz yılın sonuna kadar, dört yüz yıllık bir sürede kendi yönetimlerini kurmak için Osmanlıya sürekli baş kaldırdılar.  Bunların hiç biri başarılı olmadı. Ancak, Osmanlı 16. yüz yılda askeri destek karşılığı on altı Kürt beyliğine özerklik tanıdı. Derken 19. yüz yılda Osmanlı devleti yeniden Osmanlı egemenliğini kurmak amacıyla bu özerkliğe son verdi.  Kürtler elliden fazla isyan çıkarsa da, hiç biri özerkliğin yeniden kurulmasını sağlayamadı.

Mayıs 1916'da imzalanan Sykes-Picot anlaşmasıyla, Kürt bölgeleri İngiltere, Fransa ve Rusya arasında paylaşıldı. İngilizler Amerika'nın  da desteğiyle, bölgede bir Kürt devleti kurulmasını istiyordu. Ne varki, bir Kürt devletinin kurulması için yasal çerçeveyi oluşturan Sevr Anlaşması hiç bir zaman yürürlüğe girmedi. Derken, 1923 tarihli Lozan anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle, Kürt bölgeleri resmen İran, Irak, Suriye ve Türkiye arasında bölündü.

Bu gün Kürt, yaklaşık 27 milyon nüfusuyla dünyada devleti olmayan en kalabalık halktır. Ermenistan, Azerbaycan ve Almanya'da büyük Kürt toplulukları vardır ancak 13.6 milyon Kürt, Türkiye sınırları içinde yaşamaktadır.

Türkiye, Irak ve Suriye'de büyük çoğunluk Sünni Müslümandır. İran'daki Kürtlerin çoğunluğunun Sünni olması onları, ezici çoğunlukla Şii olan  İranlılardan iyice ayırır.

Dil olarak Kürtçe'nin kullanımı ülkeden ülkeye değişir. Türkiye'de Kürtçe 2002'ye kadar resmen yasaklanmıştı. Bu günse  kamusal alan da bile Kürtçe konuşulduğu duyulabilir. Daha önceleri Kürtçe konuşanlara verilen ağır cezalar yüzünden, Türkiye'de pek çok Kürt, ana dilini konuşamamaktadır.

Bu gün sözde dostlarımızın kışkırtmaları sonucu PKK gibi asla Kürtleri temsil etmeyen bir uyuşturucu şebekesinin ihanetlerini saymazsak, Türklerle Kürtler, yavaş yavaş da olsa, ortak kaderi paylaştıklarını anlamış ve düşman değil gerçek kardeş olduklarının bilincine varmaya başlamışlardır...

Bunlar da İlginizi Çekebilir

KILIÇTAROĞLUNA YAPILAN SAL-DIR-IDAN SONRA BAKIN NE OLDU!! DÜĞÜNDE TAKI TAKMA TÖRENİ İLGİNÇ BİTTİ SON DAKİKA: HDP’li Başkan tahliye edildi! Kadir İnanır müjdeyi verdi…!

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Askeri Kışlada Ş,OK , P.K.K Marşı Çalıp, Halay Çeken Askerler!